GÜNCEL
Giriş Tarihi : 29-07-2021 16:48   Güncelleme : 29-07-2021 16:48

Ecem Güçlük olayı yalan mı?

Ecem Güçlük olayında hesap sahte çıktı!

Ecem Güçlük olayı yalan mı?

Ecem Güçlük olayında hesap sahte çıktı!

Ecem Güçlük, yaptığı paylaşımda 22 yaşında olduğunu, İstanbul Sarıyer'de 3 yıl önce 4 kişi tarafından tecavüze uğradığını, 3 yıldır hukuk mücadelesi verdiğini ancak şahısların serbest bırakıldığını öne sürmüştü, yaşadığını iddia ettiği olayları sosyal medya kullanıcılarıyla paylaşmıştı.

HESABIN KULLANCISI ERKEK ÇIKTI
Yapılan incelemelerde Sarıyer'de tecavüze uğradığını söyleyen Ecem Güçlük'ün erkek olduğu tespit edildi. Paylaşımların yapıldığı hesabın tweetlerden 2-3 gün önce açıldığı ve kullanıcısının gerçekte Emre D. adlı kişi olduğu öğrenildi.

İletişim Başkanı Altun'dan Ecem Güçlük olayıyla ilgili açıklama
İletişim Başkanı Altun'dan Ecem Güçlük olayıyla ilgili açıklamada "Ecem Güçlük adıyla açılan sahte bir hesabın sahibinin '3 yıl önce evine giderken 4 kişi tarafından tecavüze uğradığını' iddia etmesi sosyal medya gündemini meşgul etti. Bu yalan paylaşımda ayrıca sözde bir yargılamadan bahsediliyor ve zanlıların serbest bırakıldığı öne sürülüyordu. Kadına yönelik her türlü şiddetle mücadele bizim kırmızı çizgimiz olduğu için konuyu hızlıca ve titizlikle araştırmaya başladık. İletişim Başkanlığı bünyesindeki dezenformasyonla mücadele ekiplerimiz, her gün yüzlerce bilgi ve haber için bir doğrulama ve teknik inceleme prosedürü yürütür. Bu prosedürü başlattık. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı kayıtlarında bu isimde herhangi bir kadına ait herhangi bir davanın olmadığını, herhangi bir kriminal vakanın bulunmadığını tespit ettik. Doğrulama sürecini derinleştirerek muhtemel bir kimlik gizleme olabileceğini düşündük, bu ihtimal üzerinde durduk. Ancak bu aşamada da böyle bir vakanın, böyle bir davanın, böyle bir gözaltının ve böyle bir serbest bırakma işleminin gerçekleşmediğini gördük. Ne bu isimde bir kişi vardı ne de iddia edildiği gibi bir olay yaşanmıştı."

Bir taraftan da Milli İstihbarat Teşkilatımız ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile iş birliği içerisinde söz konusu paylaşımı yapan hesabın teknik analizi gerçekleştirildi. Bir yalanla gündem suikastı planlayan kişinin, bu hesabı birkaç gün önce açtığını ve hesabı oluştururken aslında Emre Doğantürk kullanıcı ismini kullandığını gördük. İlk paylaşımlarında 'bir kız arkadaşı olmadığı için hayıflanan ve yalnız olmaktan bıktığını ifade eden' mesajlar atan bu kişinin, daha sonra hesap ve kullanıcı ismini Ecem Güçlük olarak değiştirdiğini tespit ettik."

Altun, "Yapılan bu paylaşımın 'gündem suikastı' amacı taşıdığı anlaşılmıştı. Gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan bu tezvirat, tamamen kamuoyunu manipüle ederek bir yalanın peşinden sürükleme gayesi güdüyordu. Toplumsal hassasiyetleri kaşıyarak bir siyasal algı operasyonu yapılması amaçlanmıştı. Ancak yalan yine çok hızlı bir şekilde yayıldı. Farklı toplum kesimlerinden binlerce sosyal medya kullanıcısı 'EcemYalnızDeğilsin' etiketiyle yaptığı paylaşımlarla, bu yalanın peşine takıldı. Aslında bu 'gündem suikastinin' de parçası oldular. Bu etiket altında 60 bine yakın kullanıcı tarafından yapılan paylaşımlar, farklı platformlarda 35 milyonun üzerinde sosyal medya kullanıcısına erişim sağladı. Bu rakamlar yalanın ulaştığı vahamet açısından son derece dikkat çekicidir." diye konuştu.

Bu yalanı, siyasi ranta teşmil etmeye çalışanlar da olduğuna işaret eden Altun, "Özellikle sözüm ona etkili hesaplar eliyle devletimizin ve kurumlarımızın kadına yönelik şiddetle mücadelesi hakkında dezenformasyon yarışı içine girdiler. Sosyal medyadaki yalan terörünün en sıcak örneği olan bu olayla ilgili de elbette gerekli adımlar atıldı. Şu anda konu hakkında adli mercilerin başlattığı kapsamlı soruşturma devam ediyor." dedi.

Altun, söz konusu olayın yüzlerce manipülasyon örneğinden sadece bir tanesi olduğunu belirterek, "Sosyal medya manipülasyonlar konusunda bir turnosol kağıdı, bir yalan makinesi görevi görüyor. Hep birlikte bu ve benzeri vakalardan dersler çıkarmalıyız. Sosyal medyada her yazılanın doğru olmadığı noktasında uyanık olmalıyız. Hele ki bu tür vakalarda bilginin kaynağını doğrulamadan yazılacak her harfin, ortaya atılan yalanlara ve manipülasyonlara hizmet ettiğini unutmamalıyız. Maşeri vicdanı, ülkemizin birlik ve bütünlüğünü tehdit eden dezenformasyon, yalan haber, manipülasyon ve algı operasyonları ile mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." değerlendirmesini yaptı.