GÜNCEL
Giriş Tarihi : 19-09-2022 16:43   Güncelleme : 19-09-2022 16:43

Medeniyet Üniversitesi Medeniyet Üniversiteside 3. Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Kongresi (OSARK) Düzenlendi

3. Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Kongresi (OSARK) 7-9 Eylül tarihlerinde Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleşti. Kongreye Onur Kurulu üyesi olarak katılan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’la birlikte Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çel

Medeniyet Üniversitesi Medeniyet Üniversiteside 3. Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Kongresi (OSARK) Düzenlendi

3. Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Kongresi Üniversitemizde Gerçekleşti

3. Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Kongresi (OSARK) 7-9 Eylül tarihlerinde Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleşti. Kongreye Onur Kurulu üyesi olarak katılan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’la birlikte Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik, İstanbul Üsküdar İlçe Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Başkan Yardımcısı Naci Yorulmaz ve Üniversitemiz Edebiyat Fakültesi Dekanı Turhan Kaçar da katıldı.  İlki 2015’te Sakarya’da, ikincisi 2018’de Arnavutluk’un başkenti Tiran’da organize edilen ve Osmanlı tarihi araştırmacılarının en prestijli toplantılarından biri olan OSARK’ın üçüncüsü farklı ülkelerden 252 akademisyen, araştırmacı ve tarihçinin katılımıyla bu yıl İstanbul Medeniyet Üniversitesi Ziraat Bankası Kütüphanesinde gerçekleşti.  Osmanlı araştırmacılarını bir araya getirerek konuyla ilgili çalışmalara yön verecek bir platform oluşturmak ve geleceğe yönelik bir perspektif sunmak amacıyla başlatılan OSARK Kongresi, farklı ülkelerden başvuran tebliğ sahiplerinin düzenleme kurulunun çalışmaları sonrası İstanbul’a davet edilmesiyle planlandı ve araştırmacılar kongrenin farklı günlerinde katılımcılara sunumlar yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu, Sakarya Üniversitesi Osmanlı Araştırmaları Merkezi, Üsküdar Belediyesi ve Türk Hava Yollarının katkı sağladığı kongre, 7 Eylül Çarşamba günü saat 09.30’da açılış konuşmaları ile başladı ve 9 Eylül’de sona erdi. Kongrenin ilk günü olan 07.09.2022 Çarşamba Günü Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik açılış konuşmasını gerçekleştirdi ve 3. kez düzenlenen Uluslararası Osmanlı Araştırmaları Kongresinin önemine vurgu yaparak şunları kaydetti: “İktisadi büyüme rakamları, bugün dünyanın her gün takip ettiği, 3 aylık periyotlarla takip edilen, yıl başında, yıl sonunda sürekli izlenen, ülkelerin ekonomilerine ve uluslararası ortamlara yön veren kriterler olarak şu anda kullanılıyor değil mi? Dünya Bankası, IMF, Fitch, Moody’s, Standard & Poor’s ya da birçok kurum bu ölçütleri kullanarak dünyayı adeta tanımlıyorlar. Ekonomilerin kriz yönetme becerileri, finans kapasiteleri her şey bunlar ölçütünde ortaya çıkıyor. Faiz oranları bunlara göre tayin edilmeye çalışılıyor. Bu arka planda sosyal bilimlere dayalı olan bir şey.  Ekonomik bir takım modeller, istatistikler ve formülasyonlarla bu iddialar ortaya çıktı. Belki ana hattıyla birçok ülke ve coğrafya için bunların geçerliliği çok daha yüksek olabilir. Fakat ben iddiayla söyleyebilirim, sizler de takip edin, son on yılın Türkiye büyüme rakamları gözden geçirilsin. Bütün bu kurumlar, dönem başlarında Türkiye için büyüme öngörülerinde bulunurlar. Fakat ben uzun yıllardır takip ediyorum, büyüme tahmininde bulunan hiçbir kurumun Türkiye ile ilgili büyüme tahmini gerçekliğe varmadı. Her seferinde revize ettiler. Neden böyledir bu? Aslında dünya evet, ortak bir sosyal atmosfer ama bazı coğrafyalar, bazı bölgeler, bazı ülkeler biraz farklıdırlar. Türkiye ve Türkiye hinterlandı olabilecek, Osmanlı hinterlandı olabilecek 30’a yakın coğrafya başka kültürel kodlara ve farklı medeniyet anlayışına sahip bir coğrafya olarak sosyal ilişkilerde Batılı dünyanın ölçemediği ve ölçemeyeceği bir arka plana sahip. Bu itibarla bugün artık 3. düzenlenen Osmanlı üzerine araştırmalar son derece önemlidir.  Bizim modern dünyayı keşfetmemiz için Osmanlı’yı daha derinliğine, Osmanlı dünyasını kültürel kodlarıyla her şeyi ile daha derinlemesine incelemeye ihtiyacımız var. Bu itibarla da bir sorumluluğumuz var diye düşünüyorum. Osmanlı üzerine çalışan bilim adamı sadece veri toplayan, onları derleyip bir araya getiren, kendi içinde anlamlı bir biçime dönüştüren bir ilim adamı olarak kalmamalı. Daha ötesinde bir kuyumcu titizliğiyle tüm detayları gözlemleyen, oradaki en küçük ölçütü bile dikkate alan ve onu kaybetmeyen, interdisiplinerliğe varan, sadece tarih değil, iktisadıyla, sosyolojisiyle, psikolojisiyle, bürokrasisiyle, uluslararası ilişkileriyle, yerel kültürel kodlarıyla, bölgesel coğrafyayı da içine alan bir bütünlükle var olan bütün konular tüm detaylarıyla ortaya konulmalı ve birbirine eklemlenebilmeli ki Osmanlı’ya ait olan arka plandaki boşluğumuzu giderelim.  Bizler bile emin olun yeterince bilmiyoruz. Ben bir iktisat tarihçisiyim, örneğin doktoram göç üzerine çalışmaydı. Aslında yaşanmışlıklar zaten yaşandı. Mesela Amerika bugün Ortadoğu Projesinde neden başarısız. Niye Suriye’yi Irak’ı bir kargaşa ortamına dönüştürdü ve çekti gitti. Gerçi hala gitmedi ama. Terk edip gitti. Neden? Çünkü başaramadı. Kodları bilmiyor çünkü. Bunu araştırmak ilim adamı olarak bize düşen bir iş bu. Bilim adamı olarak çalışacağız, kodları ortaya koyacağız, ama her şeyden öte anlamlı bir bütüne ulaştıracağız. Anlamlı bir bütün de bugünün modern hayatına ve geleceğin hayatına o anlamda resimler ortaya koymak.  İddia ediyoruz malumunuz “Dünya 5’ten Büyüktür.” 20. yüzyıl artık başka bir dünyaya açılıyor. Bu dünyanın arka planında Osmanlı dünyasını bilmek son derece önemli. Fakat bu konuda iki eksik var. Birincisi akademinin parçalanmış hali. Tarih kendi içinde bir sürü anabilim dalına parçalanmış, iktisat hakeza öyle, işletme öyle, uluslararası ilişkiler öyle. Bunların birbiriyle entegrasyonu ve bütünleşme mantığı maalesef akademinin kendi özünden dolayı zorlaşıyor. Buna atanma kriterleri diyebilirsiniz, kadro bulma ölçütleri diyebilirsiniz, bundan dolayı inanılmaz şekilde parçalı ve birbirine eklemlenemeyen bir tarzda. Bu ciddi bir boşluk ortaya çıkartıyor ve bunu aşmamız lazım. İkincisi de İstanbul’un kendi özelinde bir problem var, o da şudur. Sosyal bilimlerde Anadolu Yakası’nda akademisyenlerin buluşabileceği sosyal bir ortam ve atmosfer yok. Ancak buna benzer kongreler ve çalıştaylar yapılıyor. Olmadı tez jürilerinde buluşma düzeyinde kalıyor. Şu anda bir nasibimiz ve şansımız var. İstanbul Medeniyet Üniversitesi kampüsü ve bu kütüphane. Biz inşallah bu kütüphaneyi, İstanbul’un bir akademik merkezi haline getirmek istiyoruz. İmkanlarıyla, fırsatlarıyla, öğrenci faaliyetleriyle, sempozyumlarıyla, özellikle sosyal bilimler alanında akademinin buluştuğu ortak nokta olsun istiyoruz. Toplumla iç içe olmak istiyoruz.  Bu doğrultuda ayrıca Bilim Tarihi Enstitümüz kuruldu. On küsur yıldır niyet edilen bir işti o. İkinci olarak Mushaf ve Kıraat Enstitümüz de kurulmak üzere. O da arka  planda bir kültür esasında kurgulanacak. Bir adım daha niyetimiz var. Diyeceğim şu; Medeniyet Üniversitesi Allah’ın izniyle İstanbul Anadolu Yakası’nın akademik merkezi olma iddiasında ve sizlerin niyeti ve gayreti ile olacaktır bu.  Gelin, burada buluşalım öğrenci buraya gelsin, bizden akademik anlamda ustalığı öğrensin. o anlamda boşluğu öyle dolduralım. Sözlerime son verirken, Genç akademik kadromuza teşekkür ederiz. Biz varlığı kısıtlı olan bir üniversiteyiz. Fiziki mekanı bile çok kısıtlı. Ama el birliğiyle birçok kurumun işte; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Türk İş birliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Türk Tarih Kurumu, Sakarya Üniversitesi Osmanlı Araştırmaları Merkezi, Üsküdar Belediyesi ve Türk Hava Yollarının gibi kurumların destekleri ile nelerin üstesinden gelebileceğimizin bir örneği oldu bu kongre. Kongrenin hayırlara vesile olmasını diliyor, ve tekrar hoş geldiniz diyorum.”  Rektörümüzün konuşmasının ardından Sabah Oturumu sunumları ve ardından Öğle Oturumu sunumları yapıldı. Seminerler ve sunumlar ile devam eden program, gün sonunda yapılan tebliğler ile tamamlandı. Kongrenin Son Günü, Valide Sultan Gemisinde Gala Yemeği Düzenlendi  Kongrede farklı konuları ele alan oturumlar gerçekleştirildi ve Ziraat Bankası Kütüphanemizin 5 ayrı konferans salonu kullanıldı. Araştırmacılar, dijital teknolojilerin beşeri bilimler alanında getirdiği yeniliklerin Osmanlı çalışmalarına etkisi dolayısıyla önemli bir dönüm noktasında bulunduğunu, Osmanlı tarihi alanındaki çalışmaların çoğaldığı, çeşitlendiği, farklı konu ve yönelimlerle zenginleştiği bir dönemde ortaya çıkan bu birikimin kapsayıcı bir şekilde kullanılabilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Gerçekleştirilen oturumlarda şu konuya da değinildi: İnsanlar olarak yaşamakta olduğumuz bu dönüşümün sunduğu imkânlar ve taşıdığı risklerin yanı sıra kültür, entelektüel, şehir, yeni diplomasi, yeni askeri tarih vs. tarihçilik yönelimlerinin Osmanlı tarihçiliği açısından taşıdığı potansiyel ve Osmanlı tarihçilerinin geleneksel kaynaklarının bu alanlarda sunduğu imkânların ele alınarak yeniden değerlendirilmesi de önem arz etmektedir.  Kongrenin gün boyu devam eden oturumlar, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanması ile son buldu.  Akşam saatlerinde ise Valide Sultan Gemisinde Üsküdar Belediyesinin katkıları ile Gala Yemeği düzenlendi. YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’da Kongreye Katıldı Oldukça verimli geçen kongrenin son gününe gelindiğinde Oturum Başkanları tarafından kongrenin genel değerlendirmesi yapıldı. Yurt dışı seyahatlerinden dolayı kongrenin açılış oturumuna katılamayan YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar, kongrenin son oturumlarına katılmak üzere Üniversitemize teşrif etti ve bir konuşma yaptı. İnsanların Tarihe Teşvik Edilmesi Bize Zenginlik Katabilir Kongrenin son oturuma katılan ve kapanış konuşmasını yapan YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar; İlahiyat, İktisat, sosyoloji, Antropoloji ve matematik gibi alanlardan mümkün olduğu kadar çok kişinin tarihi konuları çalışmaya teşvik edilmesinin, tarihsel anlamda zenginlik katacağına inandığını söyledi. Ayrıca Entelektüel Tarihi alanında çalışmalar yapan kişilerin olduğunu, bunların da tarihsel açıdan bilimi zenginleştireceğini belirten YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar,  konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Disiplin ve temanın yanı sıra bir de başka coğrafyalardan da Osmanlı tarihi çalışmalarına davet edilecek genç arkadaşların bize fevkalade zenginlik katacağını düşünüyorum. Üniversite hocalarımızın, bölümlerimizin, fakültelerimizin uluslararası genç araştırmacıları veya öğrencileri Osmanlı Tarihine ciddi bir şekilde teşvik etmesi bize çok fayda sağlar. Çok geniş coğrafya içerisinde gerek kültürel, gerek insanlar, gerek eserler bakımından çok farklı dillerde takip edebileceğimiz farklı kaynaklar var. Bu alanla ilgili olarak tabii ki ülkemizin gençleri, genç arkadaşlarımız, lisanlarını geliştirmek için çalışma yapıyorlardır. Bu anlamda arkadaşlarımızın bu konuya teşvik edilmesi lazım. Bu konu ile ilgili son zamanlarda dikkatimi çeken bir husus var: O da bu tür programlara katılanların az sayıda olması. Daha fazla uluslararası tarihçi arkadaşlarımızla ve hocalarımızla iş birliği içerisinde olmamız gerekiyor. Bu bizim Osmanlı Tarihine katacağımız en büyük zenginliklerden biridir diye düşünüyorum. Bunun yanı sıra İstanbul Medeniyet Üniversitemizde inşallah yakın zamanda faaliyete girecek olan Bilim Tarihi Araştırma Enstitüsü gibi benzeri araştırma enstitülerini bazı üniversitelerde de faaliyete geçirmek istiyoruz. Buna ihtiyacımız var.  Son olarak vurgulamak istediğim, bu tür yayınlarda artış olmakla beraber bunun için uzun yıllardır zaman ayıran hocalarımız var. Tarih alanında çok hızlı bir üretim var ama yayın yapma konusunda nitelik olarak bir düşüş söz konusu. Kontrolsüz makaleler sıklıkla yayınlanıyor. Bu konuda dikkat etmemiz lazım. Bu husus, Osmanlı Tarihçiliğine zarar veren bir husus. Sözlerime son verirken bu gibi güzel toplantıların, kongrelerinin sürekli devam etmesini diliyorum.” dedi. Kapanış konuşmasının ardından Rektörümüz Prof. Dr. Gülfettin Çelik, YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a katılımlarından dolayı teşekkür etti ve takdimde bulundu. Osmanlı tarihinin bazı önemli meseleleri tematik başlıklar altında çalıştay konseptinde tartışıldı. Aynı zamanda özel oturumlar şeklindeki diğer kategorilerde seminerler verildi. Kongre sonunda ise araştırmacılara, oturum başkanları tarafından katılım belgeleri takdim edildi.   

Medektif

AdminAdmin